"Serkan ile annemi karşılamak üzere havalimanına gittik. Eşim ve ben arabadan indik. Serkan ve annesi arabada kaldı. İçeri girdik. Aradan 5 dakika geçti. Büyük bir patlama sesi duyduk. O patlama sesiyle arkamı döndüm ne oluyor diye. Hava da uçan insan parçaları gördüm. Yerler can pazarıydı. O tertemiz olan havalimanı kan revan içindeydi. Bir iki adım atmak istedim. Bir patlama daha meydana geldi. Ondan sonra yine feryat edenler oldu ve görevliler bizi hemen dışarı çıkarttı. Ben rahmetli Serkan ile annesine doğru gitmeye çalıştım. Ama görevliler bizi bırakmadı. Bize o taraftakileri tahliye ediyoruz dediler ve oradan çıktık. O akşam ne kadar hastane varsa hepsini aradık. Bilgi alamadık. Sabah saat 4 gibi İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gittik. Maalesef Serkan’ı orada gördüm. Teşhisi ettim. Serkan'ı ben 24 senedir tanıyorum. Serkan çok düzgün bir insandı. Çok iyilik sever bir insandı. Hep diyordu ki, 'Ben Şehit olacağım. Askere gideceğim ve şehit olacağım.' Ben de 'Öyle deme' dediğimde. 'Ben askere gideceğim şehit olacağım' derdi. O gün de beraberdik. Dünya iyisi bir evladımızı kaybettiğimiz an başkada bir şey demiyorum."
Serkan Türk'ün iyi bir insan olduğunu söyleyen eniştesi 52 yaşındaki Nedim Saraç ise "Olayın yaşandığı gece annesinin bir arkadaşının yakını almaya havalimanına gidiyorlar. O anda patlamanın içinde buluyorlar kendilerini. O patlamada kendini kaybettik" diye konuştu.
Anne, 55 yaşındaki Nazmiye Türk ve ablası, 33 yaşındaki Zeynep Türk ile 1987’den bu yana İstanbul'da yaşayan Serkan Türk, Epçeli Mahallesi'ndeki Epçeli Camii'nde öğleleyin kılınacak cenaze namazı ardından mahalle mezarlığında toprağa verilecek.