Kızılırmak Havzası’nın Geleceği Masaya Yatırıldı: Su Yönetiminde Yeni Dönem Hedefleri
Samsun’da düzenlenen “Kızılırmak Havza Su Kurulu 2025 Yılı Toplantısı”, Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak Havzası’nın su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir kullanımı ve etkin yönetimi konularını kapsamlı bir şekilde ele aldı. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında, Ömer Halisdemir Kongre ve Toplantı Salonu’nda gerçekleşen bu kritik toplantı, iklim değişikliğinin havza üzerindeki artan etkileri ve geleceğe dönük planlamalar ışığında büyük önem taşıyor. Toplantıya Samsun ve Çorum Valileri, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Satuk Buğra Fındık başta olmak üzere, Kızılırmak Havzası’nda yer alan 14 ilin kamu kurum ve kuruluş temsilcileri geniş bir katılımla iştirak etti.
Su Kaynaklarında Beklenen Azalma ve Verimlilik Seferberliği
Bu önemli buluşmada, su kaynaklarının giderek azalan miktarı ve kalitesinin yanı sıra, artan nüfus ve iklim değişikliğinin yarattığı baskılar üzerinde duruldu. Özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Satuk Buğra Fındık’ın yaptığı çarpıcı değerlendirmeler, su yönetiminde acil ve kapsamlı adımlar atılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Fındık, mevcut projeksiyonlara göre 2100 yılına doğru su kaynaklarının yüzde 25 oranında azalacağı öngörüsünü paylaştı ve 2030 yılına kadar ise su kaynaklarında yüzde 20’lik bir düşüş beklendiğini belirtti. Türkiye’nin şu an su stresi çeken bir ülke konumunda olduğunu vurgulayan Fındık, eğer gerekli önlemler alınmaz ve mevcut faaliyetler aynı şekilde devam ederse, 2030 yılından sonra ülkenin su kıtlığı çeken ülkeler arasına gireceği uyarısında bulundu. Bu durumun önüne geçmek için suyun planlı ve programlı bir şekilde yönetilmesi zorunluluğunun altını çizdi.
Bu bağlamda, su verimliliğinin artırılmasına yönelik atılan adımlar da toplantının ana konularından biriydi. Fındık, 2023 yılında Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan su verimliliği seferberliğini ve bu kapsamda yayımlanan Su Verimliliği Strateji Belgesi’ni örnek gösterdi. Bu strateji belgesinin, suyu kullanan tüm sektörleri – kentsel, tarımsal, endüstriyel ve bireysel – kapsayacak şekilde 114 hedef belirlediğini ve bu hedeflerin yoğun bir şekilde takip edildiğini dile getirdi. Bu hedefler, suyun her damlasının en verimli şekilde kullanılması ve israfın önüne geçilmesi için bir yol haritası sunuyor.
Kızılırmak’ın Önemi ve İklim Değişikliği Tehdidi
Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın konuşması ise Kızılırmak Nehri’nin bölge ve ülke için taşıdığı hayati öneme odaklandı. Vali Tavlı, Sivas’ta Kızıldağ’ın eteklerinden doğup Kayseri, Ankara, Çorum üzerinden Samsun’a gelerek denize dökülen Kızılırmak Nehri’nin, 14 ili kapsayan geniş bir coğrafyanın can damarı olduğunu vurguladı. Havzanın zirai potansiyelinin sadece bölge ekonomisi için değil, ülkenin gıda güvenliği ve ihracat kapasitesi için de vazgeçilmez bir öneme sahip olduğunu belirtti. Kızılırmak Havzası’nın verimli topraklarında yetiştirilen sebze, meyve ve tahılların, ülkenin kaliteli, temiz ve güvenli gıda ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynadığını dile getirdi.
Ancak Vali Tavlı, bu hayati kaynağın iklim değişikliği tehdidi altında olduğuna dikkat çekti. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağış rejimleri ve insan faaliyetlerinin neden olduğu kirliliğin, Kızılırmak Nehri’nin debisini düşürdüğünü, su kalitesini olumsuz etkilediğini ve ekosistem üzerindeki baskıyı gün geçtikçe artırdığını ifade etti. Bu durumun ciddiyetini “Boşa harcanacak tek bir damla suyumuz, kirletilecek tek bir karış toprağımız yoktur” sözleriyle vurgulayan Vali Tavlı, suyun her damlasının kıymetini bilmek, tasarruflu ve verimli kullanmak zorunda olunduğunun altını çizdi. Ayrıca, tarımsal üretimde sadece daha fazla sulama, gübreleme veya ilaçlama yapmanın verimi artırmayacağını, doğru olanın tüm bu girdilerin verimli, etkin ve doğru kullanımı olduğunu da sözlerine ekledi.
Geleceğe Yönelik Planlamalar ve İş Birliği
Açılış konuşmalarının ardından, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün “Kızılırmak Havzasında Su Kirliliği Problemi” konulu detaylı sunumu gerçekleştirildi. Bu sunumda, havzada yaşanan su kirliliği sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri teknik detaylarıyla ele alındı. Ardından, Ankara, Samsun, Kastamonu, Kayseri ve Sivas illerinin DSİ Bölge Müdürleri, kendi bölgelerinde yürüttükleri su yönetimi ve kirlilikle mücadele çalışmaları hakkında sunumlar yaparak, mevcut durumu ve gelecekteki projelerini paylaştılar.
Toplantının önemli bir bölümünü ise Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş başkanlığında yürütülen “2024 Yılı Havza Su Kurulu Toplantısı’nda alınan kararların takibi ve değerlendirilmesi” gündem maddesi oluşturdu. Bu bölümde, ilgili kurumlar tarafından, geçen yıl alınan kararlara ilişkin kaydedilen gelişmeler, karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri detaylı bir şekilde görüşüldü. Bu, alınan kararların uygulanabilirliğini ve etkinliğini değerlendirmek açısından kritik bir adımdı.
Toplantının son gündem maddesinde ise Kızılırmak Havzası’nda yer alan illerin 2025 yılı il su kurulu toplantılarında alınan kararlardan öne çıkan hususlar interaktif olarak görüşüldü. Bu tartışmalar, bölgesel düzeydeki su yönetimi yaklaşımlarını bir araya getirerek, havza genelinde daha bütüncül ve koordineli bir yaklaşım geliştirilmesine olanak sağladı.
Kızılırmak Havza Su Kurulu 2025 Yılı Toplantısı, hem mevcut su sorunlarının ciddiyetini bir kez daha ortaya koyması hem de geleceğe yönelik somut adımların belirlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Su kıtlığı ve iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele etmek için tüm paydaşların iş birliği içinde hareket etmesinin zorunluluğu, toplantının ana mesajı oldu. Gelecek dönemde alınacak kararlar ve atılacak adımlar, Kızılırmak Havzası’nın ekolojik sağlığı ve bölge insanının refahı için belirleyici olacak.


