Milli Görüş ve Saadet Partisi’nin temel ekonomi prensiplerine vurgu yapan Yusufoğlu, “Faiz, adaletsizlik ve israf üzerine kurulu sistemler er ya da geç çökmeye mahkûmdur. Ekonomide gerçek kurtuluş, hak, hukuk ve adaletin temel alındığı, üretimi ve insanı merkeze koyan modellerle mümkündür” dedi.
- Finansal Balonlar ve Adaletsiz Sermaye Akışı Açıklamasında ilk olarak finansal balonlara dikkat çeken Yusufoğlu, hisse senetleri, konutlar ve kripto paralar gibi varlıkların gerçek değerlerinin çok üzerine çıkmasıyla "balon değeri" oluştuğunu belirtti. Balonun patlaması halinde yerli ve yabancı yatırımcıların büyük servet kayıpları yaşadığını aktaran Yusufoğlu, bu tür spekülatif hareketlerin sonucunda kredi veren finans müesseselerinin batma noktasına geldiğini ve bu durumun ülke ekonomisine ağır bir darbe vurduğunu kaydetti.
- Aşırı Borçlanma ve Faiz Tuzağı Saadet Partili yönetici, krizin ikinci önemli sebebi olarak faizli sisteme dayalı aşırı borçlanmayı gösterdi. Devletin, özel şirketlerin ve bireylerin gelirlerinin çok üstünde borçlanmasının büyük riskler taşıdığını vurgulayan Yusufoğlu, “Ekonomik büyüme yavaşladığında ve faizler aşırı yükseldiğinde borçlar ödenemez hale gelir. Bu durum finans kurumlarını çökertir ve üretimin durmasına yol açar. İslam ekonomisinde faiz yasaktır; faiz üzerine kurulu yapılar her zaman üretimi engeller ve toplumu borç batağına sürükler” ifadelerini kullandı.
- Bozuk Makro Ekonomik Denge ve Dar Gelirliye Yük Bir ülkede temel ekonomik dengelerin uzun süre olumsuz seyretmesinin krizin devam ettiğine işaret olduğunu belirten Yusufoğlu, yüksek enflasyonun toplumun en savunmasız kesimlerini vurduğuna dikkat çekti. “Yüksek enflasyon paranın değerini hızla eriterek alım gücünü bitirir. Bu yük, emekli, çalışan, dul ve yetimler gibi dar ve sabit gelirli vatandaşların sırtına ağır bir yük olarak binmektedir” dedi. Ayrıca, ihracatın ithalatı karşılayamaması durumunda cari açıkların büyüyeceğini ve bunun döviz krizine yol açarak ülkenin borç ödeme kapasitesini zayıflatacağını; bu karamsar tablonun da yerli ve yabancı sermayenin ülkeden kaçışını hızlandıracağını sözlerine ekledi.
- Piyasa Gerçekleriyle Uyuşmayan Politikalar ve Güvensizlik Saadet Partisi Ekonomi Birim Başkanı, krizin bir diğer nedenini Merkez Bankası üzerinden uygulanan, piyasa gerçekleriyle örtüşmeyen yanlış ekonomi politikaları olarak açıkladı. “Yüksek enflasyona rağmen faizleri suni olarak düşük tutmak ve bütçeyi kontrolsüz harcamak, devlet hazinesini eritir, ülkeyi ödeme güçlüğüne sokar ve krize davetiye çıkarır. Böylesi keyfi uygulamalar yerli ve yabancı yatırımcının güvenini sarsarak sermayenin ülkeyi terk etmesine neden olur. Üretime değil, tüketime dayalı bu politika anlayışı ülkeyi ekonomik çöküşe sürüklemektedir” ifadelerini kullandı.
- Dış Şoklar ve Çözüm Önerisi Krizlerin son sebebi olarak küresel savaşlar, salgın hastalıklar, doğal afetler ile enerji ve gıda fiyatlarındaki ani fırlamaları gösteren Yusufoğlu, bu tür dış şokların kırılgan ekonomileri hızla krize soktuğunu belirtti.
Açıklamasının sonunda çarpıcı bir uyarıda bulunan Necati Yusufoğlu, gelinen noktadan sadece siyasilerin değil, tüm toplumun büyük bedeller ödediğine vurgu yaptı. Yusufoğlu, şu ifadelere yer verdi:
“Her ne sebeple olursa olsun, sonuç itibarıyla siyasilerin aldığı ve uyguladığı yanlı ve yanlış kararların ceremesini; maddi ve manevi sıkıntısını, çilesini emekli, çalışan, dul ve yetimler, küçük esnaf, sanayici ve çiftçiler çekmektedir. Saadet Partisi olarak biz, hak, hukuk ve adaletin gözetilmediği, halkın refahını öncelemeyen hiçbir modelin kalıcı çözüm olamayacağını savunuyoruz. Bu ülkeyi krizden çıkarmanın yolu faizsiz, üretim odaklı, adil ve milli bir ekonomi modeline dönmekten geçmektedir.” Necati YUSUFOĞLUSaadet Partisi Samsun İl Başkanlığı
İl Ekonomik İşler Birimi Başkanı
Next

